Ana içeriğe geç
Plastik ve Polietilen Depo Temizliği
Depo Bakım

Plastik ve Polietilen Depo Temizliği

Plastik depolarda oluşan koku ve yosunlaşmayı özel kimyasallarla temizliyoruz. Deponuzun hijyenini sağlayarak suyun kalitesini koruyoruz....

Plastik ve Polietilen Depo Temizliği Nedir?

Plastik depolarda oluşan koku ve yosunlaşmayı özel kimyasallarla temizliyoruz. Deponuzun hijyenini sağlayarak suyun kalitesini koruyoruz.

Hizmet Özellikleri

Plastiğe Zarar Vermeyen Ürünler
Koku Giderme
Detaylı İç Temizlik

Uygulama Süreci

1

Fırçalama

Yüzeyler yumuşak fırçayla temizlenir.

2

Durulama

Bol su ile durulanır.

Plastik ve Polietilen Depo Temizliği — Bölgesel Bilgiler

İstanbul'da su deposu denilince akla çoğunlukla bodrum katındaki beton hazne gelir; oysa çatı ve teras katlarında, müstakil evlerde, küçük iş yerlerinde, şantiye ve saha ofislerinde asıl yaygın çözüm polietilen depolardır. Hafif olması, merdivenden çıkarılabilmesi, dar bir terasa sığması ve mevcut tesisata kısa sürede bağlanabilmesi bu tercihi açıklar. Ancak aynı pratiklik bakımın ihmal edilmesine de zemin hazırlar: depo göz hizasında olmadığı ve içi görünmediği için yıllarca kapağı açılmadan kalabilir. Polietilen yüzey, betondan bambaşka bir mantıkla kirlenir. Gözeneksiz fakat görece yumuşak bir malzemedir; tel fırça, sert plastik fırça, spatula veya aşındırıcı ovma tozu yüzeyde çıplak gözle fark edilmeyen mikro çizikler bırakır. Bu çizikler bir sonraki dönemde biyofilmin tutunacağı ideal yuvalara dönüşür ve depo, temizlik öncesine göre daha hızlı kirlenmeye başlar. İstanbul'da devraldığımız plastik depoların önemli bölümünde gördüğümüz tablo tam olarak budur: iyi niyetle ama yanlış aletle yapılmış bir temizliğin ardından duvarda tutunan, elle silindiğinde bile tam kalkmayan kaygan bir tabaka. Bu yüzden plastik depo temizliğinde kullandığımız ekipman, beton depoda kullandığımızdan bilinçli olarak farklıdır. Piyasadaki depolar tek katmanlı, çok katmanlı ve iç yüzeyi ayrıca işlenmiş modeller olarak farklı yapılarda üretilir; iç çeperin pürüzsüzlüğü ve gövdenin ışık geçirgenliği bu yapıya göre değiştiği için iki plastik depo aynı koşullarda aynı hızda kirlenmez.

Uygulamaya deponun tamamen boşaltılmasıyla başlıyoruz; tabanda kalan son birkaç santimetrelik dip suyu yıl boyunca çöken kumu, pası ve partikülü taşıdığı için pompayla değil sıyırma ve vakumla alınır, aksi halde temizlenen duvarlar yeniden bulaşır. Ardından yüzeyi yumuşak fırça, sünger ve gerektiğinde mikrofiberle mekanik olarak arındırıyor, basıncı plastiğe zarar vermeyecek şekilde kontrollü tutuyoruz; amaç yüzeyi dövmek değil, biyofilm tabakasını yerinden koparmaktır. Kir çözüldükten sonra Sağlık Bakanlığı ruhsatlı, plastikle uyumlu ve içme suyu hattında kullanıma uygun bir dezenfektanla dezenfeksiyon yapılır. Burada iki ayrıntı sonucu belirler: dezenfektanın yüzeyde kalması gereken temas süresine uyulması ve sonrasında bol suyla, kalıntı bırakmayacak şekilde durulanması. Durulamanın ardından ilk dolumun kullanılmadan tahliye edilmesini öneriyoruz. Depo kapağı, hava deliği, taşma ve emiş rakorları da aynı titizlikle temizlenir; bu bölgeler çoğu uygulamada atlanır ve yeni temizlenmiş depoya kir taşıyan asıl güzergah haline gelir. Uygulama öncesinde deponun beslediği hattın vanası kapatılır, hidrofor devre dışı bırakılır ve tesisata hava dolmaması için devreye alma sırası önceden belirlenir; bu adım atlandığında musluklardan gelen hava, temizlikle ilgisi olmayan ayrı bir şikayete dönüşür. Duvara dayalı ya da altına ulaşılamayacak şekilde kurulmuş modellerde gövdenin bir miktar öne çekilmesi gerekebilir; bunu keşifte not ediyoruz. İşlem sonunda yapılan uygulamayı belgeleyen EK-1 belgesini teslim ediyoruz.

Plastik depoların İstanbul'a özgü en yaygın sorunu güneş gören konumlarda yaşanır. Teras ve çatıya kurulan açık renkli ya da yarı saydam gövdeler ışığı içeri geçirir; ışık, su ve ılıklık bir araya geldiğinde yosun için gereken üç koşul tamamlanmış olur. Suyun yeşilimsi bir renk alması, duvarda kaygan yeşil-kahve lekeler ve bir süre sonra ortaya çıkan toprağımsı koku bunun tipik belirtileridir. İkinci sorun malzemenin kendisindedir: ultraviyole ışınım polietileni zamanla yaşlandırır, gövde matlaşır, rengi solar, esnekliğini kaybeder ve özellikle taşıma kulplarının, kapak bileziğinin ve tabana yakın kıvrımların çevresinde saç teli inceliğinde çatlaklar başlar. Yaz-kış sıcaklık farkı ve gün içindeki hızlı ısınma-soğuma bu yorulmayı hızlandırır. Çözüm iki başlıklıdır: ışığı geçirmeyen koyu renkli ya da çok katmanlı gövde tercih etmek ve depoyu mümkünse gölgede, değilse üzeri kapalı bir kabin veya gölgelik altında konumlandırmak. Yaşlanmış, çeperi kırılganlaşmış bir depoda temizlik yalnızca kozmetik bir iyileştirmedir; bu durumu keşifte açıkça söylüyor, deponun yenilenmesi gerektiği gerçeğini temizlik satmak için gizlemiyoruz. Gövdedeki yorulmanın erken belirtisi çoğu zaman görünür bir damlama değil, deponun altındaki zeminde zamanla oluşan kuru kireç izidir; bu izi fark ettiğinizde depoyu doldurup dış yüzeyi kuruladıktan sonra birkaç saat gözlemlemek, sızıntının kaynağını hızla ortaya çıkarır.

Temizlikten kısa süre sonra tekrar kirlenen depoların büyük bölümünde sorun deponun içinde değil, kapağındadır. Zamanla sertleşen, ezilen veya hiç takılmamış kapak contası; gevşek kalan kapak; sineklik takılmamış havalandırma ve taşma borusu, dışarıdan toz, yaprak, böcek ve çatı katlarında sık karşılaştığımız kuş pisliğinin doğrudan içeri girmesine yol açar. Sivrisinek için durgun ve korunaklı bir su birikintisi ideal üreme ortamıdır; taşma ve havalandırma ağzına takılan ince gözlü paslanmaz sineklik, hiçbir kimyasal uygulamanın veremeyeceği kalıcı bir koruma sağlar. Şamandıranın sızdırması ise deponun sürekli taşarak çevreyi ıslatmasına ve suyun hiç yenilenmediği ölü hacimlerin oluşmasına neden olur. Az kullanılan, örneğin yalnızca kesintide devreye giren depolarda su durağan kaldığı için tat ve koku sorunu daha erken başlar; bu tip depolarda daha küçük hacimli bir modele geçmek ya da sirkülasyonu artırmak, temizlik sıklığını azaltan en etkili müdahaledir. Sık rastladığımız bir başka hata, deponun düzensiz bir zemine ya da doğrudan toprağa oturtulmasıdır; polietilen gövde su yüküyle esner, altında boşluk kalan bölgelerde gerilme birikir ve taban kıvrımından sızıntı başlar. Deponun tüm tabanıyla temas edecek şekilde düz ve taşıyıcı bir platforma oturması, hem ömrünü hem hijyenini doğrudan etkiler. Keşif sırasında bu noktaları tek tek kontrol ediyor, temizlikle çözülmeyecek olanları rapor halinde bildiriyoruz.

Plastik ve polietilen depo temizliğini İstanbul'un her iki yakasında randevulu olarak yürütüyoruz; su deposu hizmetlerimizde servis alanımız İstanbul ve yakın Marmara ile sınırlı değil, Ankara, İzmir, Muğla ve Antalya'yı da kapsıyor. Apartman ve sitelerde çalışmayı yönetimle planlıyor, su kesintisinin en az hissedileceği saat aralığını birlikte belirliyoruz; tek bir plastik deponun boşaltılması, temizlenmesi ve devreye alınması çoğu binada yarım günü aşmaz. Otel, pansiyon, fabrika, okul ve gıda işletmeleri gibi denetime tabi yerlerde temizliğin belgelendirilmesi ayrıca önem taşır: İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik kapsamında yürütülen denetimlerde depo temizliğinin kayda bağlanmış olması istenir. Bu nedenle her uygulamada EK-1 belgesi düzenliyor, talep eden işletmelere temizlik öncesi ve sonrası fotoğraf kaydı sunuyoruz. Firmamız 2002'den bu yana ilaçlama, temizlik ve su deposu hizmetleri veriyor; plastik, beton ve paslanmaz gövdelerin her birinde ayrı yöntem uygulanması gerektiğini bu birikimle söylüyoruz. Birden fazla deponun paralel bağlandığı binalarda hepsinin aynı gün temizlenmesini öneriyoruz; yalnızca birinin ele alınması, ortak hatta bağlı diğer depodan gelen kirin kısa sürede yeni yüzeye taşınması anlamına gelir. Aynı ziyarette hattaki filtre ve kolektör de kontrol edilir. Fiyat öncesinde ücretsiz keşif yapıyor, deponun durumunu görmeden rakam vermiyoruz.

Sık Sorulan Sorular

İstanbul'da plastik su deposu temizliği fiyatı ne kadar?

Fiyatı; deponun hacmi, sayısı, bulunduğu kat ve erişim zorluğu (çatıya hortum çekilip çekilmeyeceği), kirlilik düzeyi ve yalnızca temizlik mi yoksa dezenfeksiyon ve belgelendirmeyle birlikte mi çalışılacağı belirler. Terasta tek bir depoyla çalışmakla bodrumda sıralı üç depoyla çalışmak aynı iş değildir; bu nedenle sabit liste fiyatı vermiyoruz. Ücretsiz keşifte veya telefonda deponun hacmini ve konumunu öğrendikten sonra net ve yazılı fiyat bildiriyoruz.

Plastik su deposu ne sıklıkla temizlenmeli?

Genel kabul gören uygulama altı ayda bir temizliktir; su kesintisinin sık yaşandığı, deponun güneş gördüğü veya suyun uzun süre durağan kaldığı yerlerde bu aralığı kısaltmak gerekir. Suda bulanıklık, toprağımsı koku, tat değişimi veya duvarda kayganlık fark edilirse takvimi beklemeden temizlik yapılmalıdır. Otel, okul, fabrika ve gıda işletmelerinde denetimlerde temizliğin belgeye bağlanmış olması istendiği için periyodun kayıt altında tutulması ayrıca önemlidir.

Depodaki suda oluşan koku ve tat temizlikle geçer mi?

Kokunun kaynağı çoğunlukla iç yüzeyde gelişen biyofilm tabakası ile tabanda biriken tortudur; bu ikisi mekanik olarak söküldüğünde ve dezenfeksiyon yapıldığında koku büyük ölçüde ortadan kalkar. Kokunun temizlikten sonra da sürmesi genellikle iki nedene işaret eder: kapak ya da havalandırmadan içeri giren yabancı madde veya suyun depoda çok uzun süre beklemesi. İlkinde conta ve sineklik, ikincisinde hacim ve sirkülasyon düzenlenmeden koku tekrarlar. Gövde ultraviyole nedeniyle yaşlanmışsa malzemeden gelen koku temizlikle giderilemez.

Temizlik ne kadar sürüyor, su kesintisi olacak mı?

Tek bir plastik deponun boşaltılması, fırçalanması, dezenfekte edilip durulanması ve yeniden devreye alınması çoğu binada yarım günü aşmaz; depo sayısı ve erişim zorluğu bu süreyi uzatır. Çalışma boyunca depodan beslenen hatlarda su kullanılamaz, bu nedenle randevuyu bina yönetimi veya işletme sorumlusuyla önceden planlıyoruz. Şebeke basıncının doğrudan yeterli olduğu binalarda depo devre dışıyken de su akmaya devam edebilir. Devreye alırken ilk dolumun kullanılmadan tahliye edilmesini öneriyoruz.

Güneş gören depoda yosunlanma nasıl önlenir?

Yosun için ışık, su ve ılık ortam gerekir; bu üçünden pratikte engelleyebileceğiniz tek değişken ışıktır. Yarı saydam veya açık renkli gövdeler ışığı geçirdiği için terasta ve çatıda yosunlanma çok daha hızlı başlar. Işık geçirmeyen koyu renkli ya da çok katmanlı bir gövde tercih etmek, deponun üzerini kapalı bir kabinle veya gölgelikle korumak sorunu kaynağında keser. Depoyu doğrudan koyu bir örtüyle sarmak ise ısınmayı artırıp farklı bir soruna yol açabilir; gölgeleme havalandırmayı engellememelidir.

Plastik depoyu kendim çamaşır suyuyla temizleyebilir miyim?

Önermiyoruz. Çamaşır suyunun doğru dozu, temas süresi ve durulamanın yeterli olup olmadığı ölçüm yapılmadan bilinemez; eksik durulama suda kalıntı ve tat, aşırı doz ise plastik yüzeyde erken yaşlanma bırakır. Daha kritik risk fırça seçimidir: sert veya metal fırçayla ovulan gövdede oluşan mikro çizikler, sonraki dönemde biyofilmin çok daha hızlı tutunmasına yol açar. Ayrıca kapalı ve dar bir hacimde çalışmak oksijen ve kimyasal buharı açısından tehlikelidir. Denetime tabi işletmelerde kendi yaptığınız temizlik belgelendirilemez.

%100 Memnuniyet Garantisi

Nika Temizlik olarak yaptığımız tüm temizlik işlemlerinde sonuç garantisi veriyoruz. Sorunun devam etmesi durumunda ücretsiz tekrar uygulama yapıyoruz.

Plastik Depo Temizliği

İstanbul'un tüm ilçelerine aynı gün servisimiz vardır.

0552 571 64 10WhatsApp'tan Yaz