Ana içeriğe geç
Su Deposu İzolasyonu
Depo Bakım

Su Deposu İzolasyonu

Beton su depolarındaki çatlaklardan kaynaklanan su kaçakları binanızın temeline zarar verir ve faturalarınızı artırır. Poliüretan veya sürme esaslı iz...

Su Deposu İzolasyonu Nedir?

Beton su depolarındaki çatlaklardan kaynaklanan su kaçakları binanızın temeline zarar verir ve faturalarınızı artırır. Poliüretan veya sürme esaslı izolasyon malzemeleri ile su kaçaklarını garantili olarak kesiyoruz.

Hizmet Özellikleri

Su Faturası Tasarrufu
Bina Temelini Koruma
Esnek ve Dayanıklı Malzeme
Hızlı Uygulama

Uygulama Süreci

1

Tespit

Kaçak noktaları belirlenir.

2

Enjeksiyon

Çatlaklara özel dolgu yapılır.

3

Kaplama

Tüm yüzey izole edilir.

Su Deposu İzolasyonu — Bölgesel Bilgiler

Su deposu izolasyonu, İstanbul'da çoğu binada sorun büyüdükten sonra gündeme gelen bir iştir. Bodrum katına dökülmüş betonarme haznenin sızdırmaya başlaması genellikle sessiz ilerler: önce su faturasında açıklanamayan bir artış, ardından hidroforun eskisinden sık devreye girmesi, kapak açıldığında su seviyesinin beklenenden hızlı düşmesi. Görsel belirtiler ise deponun içinde değil, komşu hacimlerde ortaya çıkar; otoparkın tavanında ıslak lekeler ve damlama, sığınak veya depo odasının duvarında beyaz kireç çiçeklenmesi, kabaran sıva, dökülen boya ve kalıcı rutubet kokusu. İstanbul'un yoğun yapı stoğunda su deposu çoğunlukla asansör kuyusu, sığınak, otopark ve elektrik odasıyla komşudur; bu nedenle bir kaçak yalnızca su israfı değil, elektrik panosuna kadar uzanabilen bir güvenlik sorunudur. Uzun süre ihmal edilen sızıntı betonun içindeki donatıyı paslandırır; paslanan donatı hacimce genişleyip betonu içeriden çatlatır ve tamiri her geçen dönem pahalılaşan bir hasar döngüsü başlar. Bu yüzden nemli lekeyi gördüğünüz an, sorunun en ucuz olduğu andır. Kaçağın debisiyle verdiği hasarın büyüklüğü arasında doğrudan bir orantı da yoktur; günde birkaç damla veren bir soğuk derz, aylar içinde komşu duvarın sıvasını tamamen dökebilir. Bu nedenle sızıntıyı miktarına göre değil, süresine ve ulaştığı yere göre değerlendiriyoruz. Komşu hacme değil doğrudan zemine veren kaçaklar ise hiç görünmediği için çoğunlukla yalnızca fatura üzerinden fark edilir.

Doğru müdahale doğru teşhisle başlar; kaçağın deponun kendisinden mi yoksa tesisattan mı geldiğini ayırmak ilk adımdır. Bunun için depo bilinen bir seviyeye kadar doldurulur, su seviyesi duvara işaretlenir, deponun çıkış vanası kapatılarak bina tesisatı devre dışı bırakılır ve genellikle bir ila iki gün beklenir. Seviye vana kapalıyken düşüyorsa kaçak deponun gövdesindedir; düşmüyorsa sorun bina hattındadır ve izolasyon yapmak boşuna emek olur. Şamandıranın sızdırıp deponun sürekli taşması ya da taşma borusunun tıkanması gibi çok daha basit nedenlerin de aynı belirtileri verebildiğini sık görüyoruz; bunları en başta eliyoruz. Kaçağın hangi noktadan geldiğini bulmak için depo boşaltılır, yıkanır ve kurumaya bırakılır; kuruyan yüzeyde yeniden ıslanan bölgeler kaçak noktalarını ele verir. Deneyimimize göre bu noktalar dört yerde toplanır: iki döküm arasındaki soğuk derzler, kalıp bağlantı çubuğu delikleri, taban ile duvarın birleşim köşesi ve boru geçişlerinin beton içinde bıraktığı boşluklar. Teşhis sırasında buharlaşma payını da hesaba katmak gerekir; kapağı açık, sıcak ve hava akımı olan bir depoda su seviyesi kaçak olmadan da bir miktar düşebilir, bu yüzden testi kapak kapalıyken yapıyoruz. Şebeke girişinin test süresince kapalı tutulması ise seviyenin dolum nedeniyle yanıltıcı biçimde sabit kalmasını engeller.

Aktif su gelen bir yüzeye doğrudan yalıtım sürülmez; önce su kesilir. Bunun için çatlak boyunca yüzey V ya da U kesitinde açılır, gevşek parçalar temizlenir ve hızlı priz alan tıkaç harcı kullanılır. Bu harç saniyeler içinde sertleşerek basınç altındaki suyu fiziksel olarak durdurur; uygulayan kişinin harcı elinde şekillendirip doğru anda bastırması gereken, tecrübe isteyen bir işlemdir. Su kesildikten sonra asıl yalıtım katmanına geçilir. Beton depolarda çimento esaslı kristalize yalıtım tercih ediyoruz. Bu malzemenin çalışma mantığı bir film oluşturmaktan farklıdır: içerdiği aktif kimyasallar betondaki nem ve serbest kireçle tepkimeye girer, kılcal boşluklarda ve mikro çatlaklarda çözünmeyen kristaller büyütür ve su yolunu betonun kendi bünyesi içinde kapatır. Yalıtım yüzeyde duran bir tabaka değil, betonun bir parçası haline geldiği için delinme, çizilme veya yüzeysel aşınmayla işlevini kaybetmez. Uygulama, önceden suyla doyurulmuş nemli yüzeye fırça ya da mala ile, katlar çapraz yönde olacak şekilde yapılır. Boru geçişleri ve metal ankraj çevrelerinde kristalize yalıtım tek başına yeterli olmaz; bu detaylarda su tutucu bant ya da şişen profil kullanılarak birleşim ayrıca sızdırmaz hale getirilir. Taban ile duvarın birleştiği köşede de yalıtım pah yapılarak dönülür, böylece keskin köşede kalınlık düşmesi engellenir.

Kristalize yalıtımda kür, uygulamanın kendisi kadar belirleyicidir. Kristal oluşumu için betonun nemli kalması gerekir; yüzey erken kurursa reaksiyon yarım kalır ve yalıtım beklenen performansı vermez. Bu nedenle uygulamadan sonra yüzey birkaç gün boyunca düzenli aralıklarla su püskürtülerek ya da nemli örtüyle kapatılarak korunur; sıcak ve hava akımı olan ortamlarda bu aralık sıklaştırılır. Kür tamamlanmadan depoyu doldurmak, en sık yapılan ve en çok emek kaybettiren hatadır. Kür bittikten sonra doldurma kademeli yapılır: depo bir seferde tepesine kadar değil, aşamalı olarak doldurulur ve her aşamada yapının su yüküne alışması için beklenir. Ani ve tam doldurma, yeni onarılmış bölgelerde gereksiz gerilme yaratır. Son aşamada su seviyesi duvara işaretlenir ve depo dolu haldeyken bekletilir; seviyenin sabit kalması ve komşu hacimlerde yeni bir ıslak leke oluşmaması işin doğrulanması demektir. Testi biz yapıyor, sonucu bina yönetimine gösteriyor ve deponun temizlik ile dezenfeksiyon işlemini de tamamladıktan sonra teslim ediyoruz. Test sırasında yalnızca deponun içine değil komşu hacimlere de bakıyoruz; otopark tavanı, sığınak duvarı ve varsa asansör kuyusu düzenli aralıklarla kontrol edilir. Önceki durumu belgeleyen fotoğraflarla karşılaştırma yapılması, sonucun tartışmaya yer bırakmamasını sağlar.

Sahada en sık düzelttiğimiz yanlış, su kaçıran bir depoya çözüm olarak doğrudan epoksi kaplama yapılmasıdır. Epoksi yüzeyde duran, suyu ve buharı geçirmeyen bir filmdir ve depo tarafından, yani pozitif taraftan uygulanır. Kaçağın olduğu bir depoda ise su betonun içinden filme doğru hareket eder; yani basınç kaplamaya arkadan, negatif taraftan gelir. Epoksinin betona tutunma kuvveti, arkasında biriken suyun oluşturduğu bu basınca uzun süre direnemez. Sonuç kaçınılmazdır: kaplama önce noktasal kabarcıklar verir, sonra geniş alanlarda kabarır ve pul pul kalkar; hem kaplamaya harcanan para boşa gider hem kaçak yerinde durur. Doğru sıralama nettir: önce aktif su tıkaç harcıyla kesilir, sonra çimento esaslı kristalize yalıtımla suyun yolu betonun içinde kapatılır, kür ve dolum testi tamamlanır. Hijyen ve kolay temizlenebilirlik için epoksi isteniyorsa ancak bu aşamadan sonra, kuru ve nemi ölçülmüş bir yüzeye uygulanır. Aynı mantık bitüm esaslı örtüler ve genel amaçlı sürme yalıtımlar için de geçerlidir; bunlar deponun dış tarafında işe yarayabilir, ancak içme suyu haznesinin iç yüzeyinde ne hijyen ne de negatif basınç açısından doğru tercihtir. Malzeme seçimini, basıncın yüzeye hangi taraftan geldiğine bakarak yapıyoruz. Bu hizmeti İstanbul ve yakın Marmara illerinin yanı sıra Ankara, İzmir, Muğla ve Antalya'da veriyoruz; keşif ücretsizdir.

Sık Sorulan Sorular

Su deposu izolasyonu fiyatı neye göre belirleniyor?

Fiyatı; deponun yüzey alanı, kaçağın niteliği ve buna bağlı hazırlık yükü belirler. Tek bir derzden gelen noktasal sızıntı ile taban-duvar birleşimi boyunca ilerleyen yaygın bir kaçak aynı iş değildir. Çatlakların kesilerek açılması, tıkaç harcıyla su kesme işleminin kaç noktada gerekeceği, kaç kat kristalize yalıtım uygulanacağı ve deponun boşaltılıp kurutulması için geçen süre maliyeti doğrudan etkiler. Depo görülmeden verilen rakam gerçekçi olmadığı için ücretsiz keşif sonrası yazılı fiyat sunuyoruz.

Deponun su kaçırdığını nasıl anlarım?

En güvenilir yöntem seviye testidir: depoyu doldurun, su seviyesini duvara işaretleyin, çıkış vanasını kapatarak bina tesisatını devre dışı bırakın ve bir iki gün bekleyin. Seviye vana kapalıyken düşüyorsa kaçak deponun gövdesindedir. Destekleyici belirtiler; açıklanamayan fatura artışı, hidroforun sık devreye girmesi, otopark tavanında damlama, komşu duvarlarda beyaz kireç çiçeklenmesi ve kalıcı rutubet kokusudur. Testten önce şamandıra sızıntısı ve tıkalı taşma borusu gibi basit nedenleri de kontrol etmek gerekir.

Depo boşaltılmadan izolasyon yapılabilir mi?

Hayır. Yüzey hazırlığı, çatlakların kesilerek açılması, tıkaç harcıyla suyun kesilmesi ve kristalize yalıtımın uygulanması ancak boş ve temizlenmiş bir depoda mümkündür. Bu nedenle çalışmayı su kesintisinin en az sorun yaratacağı döneme planlıyor, bina yönetimi veya işletme sorumlusuyla önceden takvim belirliyoruz. Çift bölmeli depolarda bölmeler sırayla ele alınarak kesinti büyük ölçüde azaltılabilir. Toplam süre; kaçağın yaygınlığına, kurutma ihtiyacına ve kür süresine göre değişir, keşifte net olarak bildiriyoruz.

İzolasyondan sonra depo ne zaman doldurulabilir?

Kristalize yalıtımın kimyasal reaksiyonunu tamamlaması için betonun birkaç gün nemli tutulduğu bir kür süresi gerekir; bu süre bitmeden doldurulan depoda yalıtım beklenen performansı vermez. Kür tamamlandıktan sonra doldurma kademeli yapılır, tek seferde tepeye kadar doldurulmaz. Son aşamada su seviyesi işaretlenerek depo dolu halde bekletilir ve seviyenin sabit kaldığı, komşu hacimlerde yeni ıslaklık oluşmadığı doğrulanır. Bu testin ardından temizlik ve dezenfeksiyon yapılıp depo teslim edilir.

Epoksi kaplama su kaçağını durdurur mu?

Tek başına durdurmaz. Epoksi, deponun iç yüzeyine uygulanan geçirimsiz bir filmdir; kaçak olan bir depoda su betonun içinden filmin arkasına ulaşır ve basıncı kaplamaya arkadan uygular. Epoksinin betona tutunma kuvveti bu basınca uzun süre direnemez; kaplama önce kabarcıklanır, sonra geniş alanlarda kabarıp pul pul kalkar. Doğru sıra, önce suyu tıkaç harcıyla kesmek, ardından çimento esaslı kristalize yalıtımla su yolunu betonun bünyesinde kapatmaktır. Epoksi bundan sonra, hijyen amacıyla tercih edilebilir.

Kullanılan izolasyon malzemesi içme suyuna zarar verir mi?

İçme suyu deposunda yalnızca bu amaç için üretilmiş, içme suyu temasına uygunluğu belgelenmiş çimento esaslı ürünler kullanılır; bitüm esaslı örtüler, solventli astarlar ve genel amaçlı yapı kimyasalları depo içine uygulanmaz. Çimento esaslı kristalize yalıtım betonun kendi yapısıyla bütünleştiği için suya ayrışan bir film bırakmaz. Uygulama sonrası depo bol suyla yıkanır, dezenfekte edilir ve ilk dolum kullanılmadan tahliye edilir. Ürün belgelerini talep eden bina yönetimi ve işletmelere dosya halinde veriyoruz.

%100 Memnuniyet Garantisi

Nika Temizlik olarak yaptığımız tüm temizlik işlemlerinde sonuç garantisi veriyoruz. Sorunun devam etmesi durumunda ücretsiz tekrar uygulama yapıyoruz.

Su Kaçağını Durdurun

İstanbul'un tüm ilçelerine aynı gün servisimiz vardır.

0552 571 64 10WhatsApp'tan Yaz